Yazar: Senem Düvencioğlu        

08.10.2018     21:49:27




İğneada Longoz Ormanları

Yaprak döken ormanlar ve kıyı kumullarının oluşturduğu zengin ekosistemleri barındıran ve Avrupa ölçeğinde doğal özelliklerini halen koruyan sınırlı sayıdaki örneklerden biri.


Ülkemizin 3155 hektarlık 39. Milli Parkı olarak ilan edilmiş. İğneada beldesi sınırları içerisinde yer almakta olan bu ormanlar Yıldız (Istranca) Dağları’ndan Karadeniz sahillerine doğru akan derelerin taşıdığı alüvyonların birikmesi ve mevsimsel olarak sular altında kalması sonucunda Milli Park’taki longoz ormanları oluşmuş. Kış ve ilkbahar aylarında tamamen sularla kaplı olan yaz ve sonbahar aylarında ise suyu çekilen bu ormanlar, oldukça boylu (8-15) metreye ulaşmakta. Karışık orman ağaçlarından oluşan bir floristik kompozisyona sahip bu longoz zengin bir orman altı florasına sahip. Bern Sözleşmesi’ne göre tehlike altında bir habitat olarak tanımlanan longoz ormanları, ülkemizin nadir ekosistemlerinden. Yaprak döken ormanlar ve kıyı kumullarının oluşturduğu zengin ekosistemleri barındıran ve Avrupa ölçeğinde doğal özelliklerini halen koruyan sınırlı sayıdaki örneklerden biri.




İğneada’da sahilde bir motele yerleştikten sonra, sabah erkenden kalkarak güneşin doğuşuyla sahilde yürüyüş yaptık. Longoz ormanlarını, gölleri kendinizde gezerek keşfedebilirsiniz. Yol bulunmayacak, kaybolunacak gibi değil. Zaten az da olsa sizinle birlikte keşfe çıkmış insanlarla karşılaşacaksınız. Biz erkenden kalkarak birgün de gölleri ve kıyı şeridinde yürüyüş yaparak turumuzu tamamladık. Sırasıyla Mert Gölü, Hamam Gölü ve Bulanık dere longozunu gezdik. Bu göllere arabayla gidilebilir, göllere kısa yürüyüşler yapabilirsiniz. Sonra Mert Gölünün denizle birleşen kıyı şeridine dönerek Saka gölüne kadar birde sahilde yürüyüş yaptık. Doğanın sakinliği, dalga ve kuş sesleri huzur verip insanı tekrar canlandırıyor.


Hamam Gölü

Kış ve ilkbahar aylarında büyük oranda sularla kaplı, yaz ve sonbahar aylarında kısmen suyu çekilen ancak su seviyesi oldukça yüksek, organik madde bakımından engin asidik topraklar üzerinde gelişen longoz (subasar) ormanları tropikal ormanları andıran bir görünüme sahip. Habitatı henüz bozulmamış bir bölge olan İğneada kuşlar başta olmak üzere birçok hayvanın da barındığı alanlar. Göl kenarlarında göl soğanı, kardelen gibi gerek ülkesel gerekse global ölçekte nadir yayılışlı türler yaşamını sürdürmekte. Hamam Gölünün en çok dikkat çeken özelliği, yaz mevsiminde su çekilmesinin en az görülen göl olması. Bununla birlikte kerevit ve tatlı su levreğinin en çok görüldüğü gölmüş. Hamam Gölü ve Longozu'nun bir diğer dikkat çekici özelliği de nilüfer çiçeklerinin yetiştiği tek bölge olması.


Mert Gölü

Koca göl olarakta bilinen bu göl Taşlı dere ve Çavuş derenin zamanla denizi doldurması ile oluşmuş bir lagün gölü. Göl, doğusunda bulunan Karadeniz’den bir kum Seddi ile ayrılmış. Ancak suların yükselmesi ile birlikte zaman zaman denizle birleşmekte. Kuzeyi İğneada yerleşim alanı, Batısı ve Güneyi Istranca dağları ile çevrili. Bu bölgede bulunan ormanlık alan, yağışların bol olduğu özellikle ilkbahar ve sonbaharda sular altında kalmakta. Biz orman içinden gittiğimiz zaman göl yolu hala sular altındaydı geçemedik. Sahil tarafından yürüyüş yaptığımız zaman ancak Mert Gölünü görebildik. Bu nedenle bu bölge Mert Longozu (Koca Longoz) olarak da bilinmekte. İğneada’nın 1 km güneyinde yer alan gölün yüzölçümü 266 hektar. Bu alanın 178 hektarlık bölümü sazlıklarla kaplı olup, en derin 1.5 metreymiş. Göl, kuzey batısında yer alan derin geçit deresi ile beslenmekte ve fazla suyunu da doğrudan denizle birleşerek Karadeniz’e akıtmakta.


Bölgenin en büyük deresi; Bulanık Dere ve longozu.



Google+  Google+'da Paylaş
  İğneada Longoz Ormanları, Subasar Ormanları, Mert Gölü, Hamam Gölü, Bulanık Dere Longozu, Saka Gölü, Istranca-Yıldız Dağları, Karadeniz, milli park, habitat, flora, doğa, tatil, gezi, seyahat

Reklam

  Bu konudaki görüşlerinizi duymak isteriz...