Yazar: Senem Düvencioğlu        

09.12.2018     19:07:23





Konya Mevlana Şeb-i Arus Törenleri

“Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”


Şeb-i Arus; Mevlevilikte Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin öldüğü gecedir. Mevlana öldüğü zamanı sevgiliye yani Yaradana kavuşma olarak düşündüğü için Düğün Gecesi olarakta anılır. “Hamdım, Piştim, Yandım” diyerek hayatını özetleyen, 17 Aralık 1273’te vefat eden Mevlana’yı anma törenleri 10-17 Aralık tarihlerinde Konya’da yapılmaktadır.


Turla gittiğimiz bu törene gece yolculuğuyla başladık. Sabahın ilk ışıklarıyla Konya’ya vardık. İlk olarak Şems-i Tebrizi Cami ve Türbesini ziyaret ettik. Türbe 13. yüzyıla tarihlendirilmekte ama 14. yy’da Abdülrezzakoğlu Emir İshak Bey tarafından elden geçirilmiş. Tebriz’de 1185 yılında doğan Şems-i Tebrizi, Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğluymuş. Küçük yaşlarda manevi ilimlerde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş. Şems-i Tebrizi, ününü duyduğu meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve diyar diyar dolaşması sebebiyle Şemseddin Perende (uçan Şemseddin) denilmiş.

Manevi bir işaret üzerine Konya’ya gelen Şems, Hz. Mevlana’yı arayıp bulmuş, üç buçuk yıl süren birliktelik neticesinde Hz. Mevlana’nın hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onu ilahı aşkın potasında eriterek, kamil bir Hak aşığı yapmaya muvakkaf olmuş.


Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan, İslam kültüründeki önemi nedeniyle korunan Mevlana’nın dergahı olan şimdi ise müze olarakta ziyaret edilen Mevlana Türbesi’nde, dergahta kullanılan eşyalar, el yazmaları, tasavvuf müziğinde kullanılan aletler yer almakta. Giriş ücreti olmayan müzede, tatil günü yok. Kışın 08.00-17.00, yazın 09.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Müzenin şu an bulunduğu yerde Selçuklu Sarayı’nın gül bahçesi varmış. Sultan Alaeddin Keykubat tarafından Mevlana’nın babası Sultanü’l-Ulema Bahaeddin Veled’e hediye edilmiş.


Mevlana Celadeddin-i Rumi, 13. yy’da yaşamış ilahiyatçı, şair, alim ve mutasavvıf. Mevlana bugün Afganistan sınırları içerisinde bulunan Horosan’nın, Belh şehrinde doğmuş. Annesi, Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun, babası alimlerin sultanı unvanı ile tanınmış Muhammed Bahaeddin Veled’dir. Moğol istilasından kaçtıkları Belh’ten, Nişabur’a gelmişler ve burada tanınmış mutasarrıf Feridüddin Attar ile karşılaşmışlar. Mutasarrafın takdirini kazanan Mevlana, babasının ölümünden sonra onun müridlerinin ısrarlarıyla babasının yerine geçmiş. 1244’te Konya’ya gelen Şems-i Tebrizi’nin Mevlana ile karşılaşması iki denizin buluştuğu yer olarak adlandırılmasıyla, halvetleri başlamış ve üç yıl süren ve Mevlana’nın değişimine, yeni ufukların açılmasına neden olan bir dostluk başlamış. Şems-i Tebriz’in ölümünden sonra inzivaya çekilen Mevlana daha sonra Selahaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi ile yoluna devam etmiş.


Konya Büyükşehir Belediyesi Spor ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan Şeb-i Aruz etkinliklerinde ilk olarak sahnede Ahmet Özhan tasavvuf müziği konseri verdi. Konserden sonra semazenbaşı ve semazenler sahnede yer aldılar. Semazenbaşına selam veren semazenler, sema etmeye (Allah’ı anmaya) başladılar. Allah’tan başka öz yoktur, her şey gerçek varlık olan Allah’tan gelir ve tekrar ona döner görüşüne dayanan mevlevilikte insan Allah aşkı ile olgunlaşır ve bu aşk ile sema ederler.



  konya, şeb-i aruz, mevlana celadeddin-i rumi, şems-i tebrizi, sultan alaeddin keykubat, sultanü'l-ulema bahaeddin veled, horasan, sema, mevlevilik, tasavvuf, tatil, gezi, seyahat


  Bu konudaki görüşlerinizi duymak isteriz...